Türkiye, zengin gastronomi kültürü ve el sanatlarıyla coğrafi işaret potansiyeli en yüksek ülkelerden biri. Ancak Türk Patent ve Marka Kurumu verilerine göre tescilli ürün sayısı 1800’ü aşmasına rağmen, bu ürünlerin ekonomiye katkısı beklenilen düzeyde değil. Kurumsal Medya ekranlarında Kenan Altun’un sorularını yanıtlayan Avukat Oktay Erişti, coğrafi işaretlerin sadece bir “etiket” değil, bir “garanti markası” olması gerektiğine dikkat çekti.
“Sicil, Yemek Listesine Döndü” Programda mevcut sistemi eleştiren Oktay Erişti, tescil sürecindeki stratejik hatalara değindi. Tescillerin büyük çoğunluğunun ticarileşme potansiyeli düşük geleneksel ürünlerden oluştuğunu belirten Erişti, “Türk Patent’in coğrafi işaret sicili adeta bir yemek listesine döndü” ifadelerini kullandı. Başvuru aşamasında ürünün ticari geleceğinin planlanması gerektiğinin altını çizen Erişti, sadece “ün” bağından dolayı coğrafi sınırla kısıtlanan ürünlerin mikro milliyetçilik tuzağına düştüğünü vurguladı.
Üretici Birlikleri Devrede Olmalı Avrupa Birliği örneğini veren Erişti, Avrupa’da başvuruların sadece üretici birlikleri tarafından yapılabildiğini, Türkiye’de ise tescillerin %97’sinin belediyeler, ticaret odaları veya valilikler gibi kurumlar tarafından alındığını belirtti. Bu durumun denetim mekanizmasını zayıflattığını ifade eden Erişti, “Tescil belgeleri duvarlara asılıp ‘biz bunu tescil ettirdik’ demek için kullanılıyor, ancak etkin bir denetim sistemi kurulmadığı için ürün ticarileşemiyor ve coğrafi işaret anlamını yitiriyor” dedi.
Menşe Adı ve Mahreç İşareti Farkı Tüketicilerin ve üreticilerin en çok karıştırdığı “Menşe” ve “Mahreç” kavramlarına da açıklık getiren Erişti, Adana Kebap ve Ardahan Kavılca Buğdayı örnekleri üzerinden konuyu detaylandırdı. Mahreç işaretli ürünlerde üretim aşamalarından birinin o yörede gerçekleşmesinin yeterli olduğunu, bu sayede ürünün farklı şehirlerde de standartlara uygun olarak üretilebileceğini belirtti.
Tüketici İçin “Güven” Demek Coğrafi işaretin tüketici nezdindeki en büyük işlevinin “garanti” ve “güven” olduğunu belirten Erişti, Avrupa’daki tüketicilerin coğrafi işaretli ürünlere %10-15 oranında daha fazla ödeme yapmaya gönüllü olduğunu hatırlattı. Türkiye’de de bu bilincin oluşması için denetim sisteminin şeffaf ve sürdürülebilir olması gerektiği vurgulandı.
Videonun Tamamı Kurumsal Medya YouTube Kanalında Coğrafi işaretlerin kırsal kalkınmadaki rolü, başvuru süreçlerinde yapılan hatalar ve üreticilerin yasal haklarının detaylıca konuşulduğu bu önemli yayını Kurumsal Medya YouTube kanalından izleyebilirsiniz.



















