Karadeniz Teknik Üniversitesi Medikal Cihaz Tasarım ve Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (KTÜ METAM) Müdürü Prof. Dr. Mustafa Aslan ile Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Meclis Üyesi ve METAM Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Kolamuç bir radyo programına konuk oldu. Programda METAM’ın kuruluş hikâyesi ve çalışmaları, TTSO’da düzenlenen “İspanya İşbirliği Fırsatları Bilgilendirme Toplantısı”, Trabzon Yatırım Adası, Hasta ve Yaşlı Bakım Projesi ve medikal alanda kabul aşamasına gelen UR-GE projesi ele alındı.
2021’de kuruldu, beşinci yılını doldurdu
Merkezin kuruluşunu anlatan Prof. Dr. Mustafa Aslan, METAM’ın 2021 yılında dönemin Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı’nın teşvikleriyle faaliyete geçtiğini söyledi. Aslan, merkezin şu anda ikinci yönetim döneminde olduğunu ve yaklaşık beş yıllık süreçte hekimden mühendise, teknik personele kadar tüm ekosistemi kalite süreçleri içinde bir araya getirdiklerini anlattı.
METAM’ın misyonunun medikal cihaz teknolojilerinde Ar-Ge yürütmek ve yenilikçi teknolojileri kliniğe ve hastaya ulaştırmak olduğunu belirten Aslan, çalışmaların merkezinde kişiye özel implantların bulunduğunu vurguladı. Ülkede en çok ihtiyaç duyulan ve bazı vakalarda kritik önem taşıyan bu implantların merkezde yenilikçi üretim teknolojileriyle hem tasarlanıp hem de üretildiğini ifade etti. Aslan, kendisinin de metalik implantların üretimi alanında çalıştığını ve bu çalışmaları kliniğe taşımak amacıyla METAM’ı kurduklarını sözlerine ekledi.
KTÜ’nün farklı uzmanlık alanlarında güçlü bir mühendis ve uzman hekim potansiyeline sahip olduğunu hatırlatan Aslan, “Biz bu zengin potansiyelin merkezine oturup bu değerli birikimi topluma kazandırmak için çalışıyoruz” dedi.
“Hastaya terzi mantığıyla yaklaşıyoruz”
Aslan, METAM’ın temelde bir Ar-Ge merkezi olduğunu, ancak aynı zamanda kişiye özel üretimin de yapıldığını belirtti. Üretim, malzeme ve tasarım kabiliyetlerini doktorlarla birlikte ele aldıklarını ve tüm süreçleri klinik onaylardan geçirerek hekime destek verdiklerini söyledi.
“Hastaya dokunan hekim. Bizim de ona doğru malzemeyi, doğru teknolojiyi ulaştırmamız gerekiyor. Hastaya, kişiye bir ürünü, bir elbise diker gibi, terzi mantığıyla hazırlıyoruz. Mühendis olarak tüm süreci baştan sona doktor onayıyla, klinik ihtiyaçlara göre planlıyoruz.”
Merkezin kuruluşundan bu yana ISO 13485 medikal cihaz kalite yönetim sistemi ve ilgili regülasyonlar doğrultusunda çalıştığını belirten Aslan, tüm süreçlerin bağımsız bir kuruluş tarafından denetlendiğini ve sürekli yenilendiğini, bunun da uygulamadaki güveni oluşturduğunu ifade etti. Ameliyat öncesi ve sonrası tüm süreçleri hekimlerle birlikte takip ettiklerini, hekimlerin ihtiyaç duyduğu araçları da geliştirdiklerini anlattı. Pazarlama sürecinde hangi ürünün hangi talep doğrultusunda nereye gittiğinin de kayıt altında tutulduğunu ekledi.
Aslan, “Biz bir şirket gibi pazarlama ürünü ortaya koymuyoruz; daha güvenli ürünler çıkarmak adına bir süreç geliştiriyoruz” diyerek merkezin önceliğinin fikri mülkiyet oluşturmak ve hekimlerin klinik deneyimini mühendislik bilgisiyle birleştirerek yeni patent fikirleri ortaya koymak olduğunu söyledi. Bu fikirlerin güçlü üreticiler ve yatırımcılarla ürüne dönüştürüleceğini belirtti. Aslan, medikal cihazlarda dışa bağımlılığın en temel cihazlarda bile çok yüksek maliyet yaratabileceğine dikkat çekti.
DOKA destekli projenin ilk aşaması tamamlandı
Aslan, TTSO’nun da desteğiyle Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) tarafından desteklenen “kişiye özel implantların geliştirilmesi ve ticarileştirilmesi” projesinin ilk aşamasını tamamladıklarını açıkladı. Bu aşamada gerekli cihaz ve teknolojilerin METAM’a kurulduğunu, böylece ürünlerin daha geniş bir perspektifte, farklı malzeme ve üretim teknolojileriyle üretilebilmesinin mümkün hale geldiğini söyledi. Projenin sağlık turizmi açısından da önem taşıdığını vurguladı.
“METAM 7 gün 24 saat açık bir merkez”
Hekim ve yatırımcıların merkezden destek alıp alamayacağı sorusuna Aslan, “Kesinlikle. 7 gün 24 saat açık bir merkez” yanıtını verdi. Merkeze gelerek bilgi alınabileceğini, web sitesinde de bu konuda bilgilendirmeler bulunduğunu belirtti. Sanayicilere de Ar-Ge kapsamında farklı malzeme teknolojileri ve kalite süreçleriyle destek sunduklarını söyledi. Hekimlerin bilgilendirilmesi için üniversitenin araştırma hastanesindeki öğretim üyeleriyle birlikte çalışmalar yürüttüklerini de ekledi.
Üç boyutlu baskı teknolojilerinin kişiye özel ihtiyaçlardan havacılık ve savunmaya kadar pek çok alanda üretimi dönüştürdüğünü hatırlatan Aslan, medikal cihaz alanının yüksek katma değerin üretilip doğrudan kullanıcıya ulaştırılabildiği bir alan olduğunu söyledi. Türkiye’nin güçlü hekim potansiyeline ve sağlık turizmindeki ciddi talebe dikkat çeken Aslan, gelecekte sensör teknolojileri gibi farklı alanların da bu yapıyla birleşeceğini öngördü.
TTSO seçimleri ve “köprü” görevi
Programda TTSO’daki seçim sürecine de değinildi. Kolamuç, 10 Ekim’de TTSO meclis seçimlerinin, ertesi hafta ise yönetim seçimlerinin yapılacağını hatırlattı. Kolamuç, yaklaşık 13 bin üyesiyle TTSO’nun Türkiye’nin en büyük odaları arasında yer aldığını belirterek seçimlerin iş dünyasına ve Trabzon’a hayırlı olmasını diledi.
Kendisinin hem TTSO’yu temsil ettiğini hem de METAM’da görev aldığını belirten Kolamuç, rolünü şöyle tanımladı:
“Benim aslında bir köprü görevim var. Hep metinlerde yer alan sanayi-üniversite iş birliğinin bir elçisi olarak görev yapıyorum. KTÜ METAM, sağlık endüstrisinin sanayileşmesi noktasında Trabzon’dan bölgeye ve ülkemize yayılan en önemli yapı taşı olacak.”
İspanyol heyet: Ticaret dengesi ve eğitim yatırımları gündemde
TTSO’da düzenlenen İspanya İşbirliği Fırsatları Bilgilendirme Toplantısı’nı değerlendiren Kolamuç, odayı İspanya-Türkiye ticaret delegasyonu ile dünyanın pek çok ülkesinde kampüsü bulunan İspanyol IE Üniversitesi’nden bir heyetin ziyaret ettiğini anlattı. Ziyaret tarihinin İspanyol tarafınca belirlendiğini söyleyen Kolamuç, heyetin Amerika ve Orta Doğu’dan sonra Bakü’de de bir merkez kurduğunu ve TTSO’yu buraya davet ettiğini aktardı.
Kolamuç’un aktardığına göre heyet sunumunda İspanya ile Türkiye arasındaki ihracat ve ithalat rakamlarını paylaştı ve iki ülke arasındaki ticaret dengesinin Türkiye lehine döndüğünü belirtti. Kolamuç, kendi gözlemine göre İspanyol tarafının Çin ve Hindistan’daki büyüyen pazarlar karşısında Türkiye’yi kültürel yakınlık nedeniyle bir fırsat olarak gördüğünü ve ihracatını artırmayı hedeflediğini söyledi.
Toplantıda söz alarak KTÜ METAM’ın çalışmalarını ve Hasta ve Yaşlı Bakım Projesi’ni heyete tanıttığını belirten Kolamuç, iş birliği ve çalışma ortaklığı teklif ettiklerini ve ortak bir model üzerinde mutabakat önerdiklerini anlattı.
“Biz sadece tüketen, sadece ürün satılan bir şehir, bir ülke olmadığımızı ifade ettik. Medikal cihaz alanında, savunma sanayii kadar önemli bir üretim yaptığımızı ve bu merkezin Türkiye’ye ve dünyaya yön vereceğini anlattık. Savunma sanayiinde gösterdiğimiz liderliği, sağlık endüstrisinde de bölgemizden başlayarak ortaya koymak istiyoruz.”
Aslan da bu noktada METAM’ın ortak ekosistemin önemli bir paydaşı olduğunu vurguladı. Bölgesel ölçekte yürütülen ancak etkileri uluslararası düzeyde olabilecek bir süreçten söz ettiklerini belirtti. Avrupa’da benzer merkezler bulunduğunu, ancak METAM’ın farkının tasarım ihtiyacını doktordan, hastadan ve klinikten başlayarak ürünü pazara ulaştırmaya kadar bütün süreci kapsaması olduğunu söyledi. Aslan, “Hekim, mühendis ve ihtiyaç sahibi bu merkezde bir araya geliyor; bu sayede çok daha hızlı zaman kazanıyoruz” dedi.
“METAM bir proje değil, üreten bir tesis”
Kolamuç, KTÜ METAM’ın bir proje değil, beş yaşını doldurmuş, Türkiye’ye ve dünyaya kapılarını açmış, üreten bir tesis olduğunu vurguladı. Merkezin KTÜ’ye ait bir kamu kuruluşu olduğunu hatırlattı.
Yatırım Adası’na sağlık teknolojileri çağrısı
Kolamuç, uzun yıllardır beklenen Trabzon Yatırım Adası Endüstri Bölgesi projesinde ilk kazmanın vurulduğunu ve tahkimat çalışmalarının başladığını hatırlattı. Projede gıda teknolojileri, savunma sistemleri, uzay ve havacılık, bilişim, telekomünikasyon ve otomotiv gibi sektörlerin yer alacağını, sağlık teknolojilerinin ise birinci sırada bulunduğunu söyledi. Biyoteknoloji, nanoteknoloji ve sağlık teknolojilerinin öne çıkması gerektiğini belirtti.
“KTÜ METAM’ın beş yılda oluşturduğu bilgi birikimini, üniversitemizin birikimini oraya taşımamız gerekiyor. Sağlık teknolojileri alanındaki tüm üreticilerimizi Trabzon Yatırım Adası Endüstri Bölgesi’ne davet ediyoruz. Beş-altı yıl sonra o tesislerin kimler tarafından kurulacağını şimdiden stratejik planlara dahil etmeliyiz.”
Kolamuç, üniversitenin bilim ve bilgi ürettiğini, bunun sanayileşmesinin ve ticarileşmesinin ise ancak doğru kurulmuş bir üniversite-sanayi iş birliğiyle mümkün olduğunu söyledi.
Hasta ve Yaşlı Bakım Projesi: “Herkes kazanacak”
İspanyol heyete tanıtılan ikinci proje olan Hasta ve Yaşlı Bakım Projesi hakkında bilgi veren Kolamuç, projenin yalnızca bir sağlık projesi olmadığını, istihdama da katkı sağlayacağını söyledi. Yaşlıların yanında yer alacak eğitimli bakım personeliyle yeni bir meslek alanı doğacağını belirtti. Projenin hastanelerdeki yoğunluğu azaltacağını, aileleri rahatlatacağını ve “sonuçta herkesin kazanacağını” ifade etti.
Japonya ve Almanya gibi gelişmiş ülkelerde benzer modellerin uygulandığını hatırlatan Kolamuç, gerontoloji verilerinin Türkiye’deki yaşlanmayı açıkça ortaya koyduğunu söyledi. “Başımıza bir şey geldiğinde ne yapacağımızı değil, yaşlılarımıza nasıl bir çözüm üreteceğimizi bugünden planlamamız lazım” dedi. Projeyi İspanyol heyete anlatmalarının amacını ise dünya standartlarında bir sağlık hizmetine ulaşmak ve dünyanın dijitalleşen yapısına ayak uydurmak olarak açıkladı.
Medikal UR-GE projesinde “son viraj”
Programda medikal alandaki UR-GE projesine ilişkin gelişme de ilk kez paylaşıldı. Kolamuç, Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından yürütülen ve bölgede TTSO aracılığıyla üyelere sunulan UR-GE programı kapsamında, yaklaşık iki buçuk yıldır üzerinde çalıştıkları medikal UR-GE projesinde son virajı geçtiklerini söyledi. Projenin kabul edildiğine ilişkin resmi yazının ise henüz beklendiğini belirtti.
Kolamuç, UR-GE projesiyle yerli üretim medikal ürünlerin uluslararası pazara taşınabilmesi için fuar katılımı, pazarlama faaliyetleri, danışmanlık hizmetleri, kurumsal gelişim ve yeni pazar arayışı gibi faaliyetlerde yüzde 75’e yakın devlet desteği sağlanacağını anlattı. Kolamuç, tıbbi cihaz ve sağlık endüstrisinin ülkenin geleceğinde vazgeçilmez olduğunu söyledi.
“İhtiyacımızın önemli bir kısmını ithal ediyoruz. KTÜ METAM bu dönüşümün mihenk taşı, Yatırım Adası bir pazar istasyonu, UR-GE projesi de ürettiklerimizi önce Türkiye’de sonra uluslararası alanda rekabetçi kılacak destek. Rol modelimiz İHA ve SİHA’larımız. Onlar da fikirle başladı, fikir projeye, proje üretime dönüştü. Aynı başarıyı medikal alanda da tüm dünyaya göstereceğiz.”
Kolamuç, odadaki ve üniversitedeki görevlerini hiçbir karşılık beklemeden “milli bir görev inancıyla” sürdürdüğünü de sözlerine ekledi.
“Ekosistemdeki tüm paydaşların ortak emeği”
Programın kapanışında konuşan Prof. Dr. Mustafa Aslan, bu teknolojilerin yalnızca Türkiye için değil, çevre ülkeler ve bölge coğrafyası için de çok kıymetli olduğunu söyledi. Devletin sunduğu imkânlarla gelişen bu süreçlere katkı veren tüm kurumlara ve KTÜ’ye teşekkür etti. Çalışmaların yalnızca öğretim üyelerinin değil, ekosistemdeki tüm paydaşların ortak emeği olduğunu yineleyen Aslan, METAM’ın bugün kayıtlı ürünleri bulunan bir merkez konumuna geldiğini belirtti.
Aslan, bu tablonun geleceğe bakışlarını heyecanlandırdığını ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:
“Ortaya çıkan fikirlerin yatırım imkânlarıyla çok daha geniş alanlara taşınması için kapıları sonuna kadar açmaya ve tüm paydaşlarla çalışmaya devam edeceğiz.”










