İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

TİCARET ODALARI ARTIK İHRACAT GELİŞTİRME MERKEZLERİNE DÖNÜŞMELİ

paragraphicon Okuma Süresi
Bu yazı okuma süresi 3 dakikadır.

Türkiye’nin daha fazla ihracat yapabilmesi için yalnızca üretimini değil, ihracatçı yetiştirme ve uluslararası pazarlarda iş geliştirme kapasitesini de güçlendirmesi gerekiyor.

Türkiye’de ticaret odalarında seçim süreçleri gündemde. Umarım yeni dönem, yalnızca yönetimlerin değiştiği değil, üyelere sunulan hizmetlerin geliştiği, üreticilerin güçlendiği ve ihracatın yeni bir anlayışla ele alındığı bir dönem olur.

Ticaret odalarımızın artık geleneksel hizmetlerin ötesine geçerek bölgelerindeki üreticilere, sanayicilere, ihracatçılara ve ihracata başlamak isteyen işletmelere gerçek anlamda yol göstermesi gerekiyor.

Ticaret odaları yalnızca üye kaydı yapan, belge düzenleyen ve toplantılar organize eden kurumlar değil; bölgelerinin ekonomik gelişimine yön veren, ihracatçı yetiştiren ve uluslararası iş bağlantıları oluşturan merkezler olmalıdır.

TİCARET ODALARINDA HANGİ YAPILAR KURULMALI?
1. İhracat Strateji ve Pazar Araştırma Birimi
Her bölgenin üretim kapasitesi, güçlü sektörleri, ihracat potansiyeli ve hedef ülkeleri belirlenmeli. İşletmelere doğru pazar, müşteri, fiyat, rakip ve dağıtım kanalları konusunda somut bilgiler sunulmalı.

2. İhracat Eğitim Akademisi
En önemli ihtiyaçlarımızdan biri nitelikli ihracat personelidir.

Ticaret odaları üniversiteler ve sektör profesyonelleriyle iş birliği yaparak uygulamalı ihracat eğitimleri düzenlemeli. Uluslararası satış, yabancı dil, müşteri kazanma, fiyatlandırma, lojistik, gümrük, tahsilat ve ticari müzakere konularında uzman personel yetiştirilmelidir.

3. Uluslararası İş Geliştirme ve Müşteri Bulma Birimi
Üreticilerimiz yalnızca fuarlara götürülmemeli; hedef ülkelerdeki ithalatçılar, distribütörler, ulusal perakende zincirleri ve diğer potansiyel müşterilerle doğrudan buluşturulmalıdır.

Önemli olan kaç fuara katılındığı değil, kaç yeni müşteri kazanıldığı ve kaç sürdürülebilir ticari ilişki kurulduğudur.

4. Kalite, Sürdürülebilirlik ve Katma Değer Birimi
Artık yalnızca daha fazla ürün üretmek ve ihraç etmek yeterli değildir.

Ürün kalitesi, uluslararası standartlar, sertifikasyon, ambalaj, markalaşma, yenilikçilik ve sürdürülebilir üretim konusunda işletmelere rehberlik edilmelidir.

Hedefimiz tonajı artırmak kadar, birim ihracat değerini yükseltmek ve Türk markalarını uluslararası pazarlarda kalıcı hale getirmek olmalıdır.

5. İhracat Finansmanı ve Risk Yönetimi Birimi
Özellikle KOBİ’ler için ihracat finansmanı, ödeme güvencesi, sigorta, döviz riski, lojistik giderleri ve devlet destekleri konusunda uzman danışmanlık hizmetleri sunulmalıdır.


1791708062747
TİCARET ODALARI ARTIK İHRACAT GELİŞTİRME MERKEZLERİNE DÖNÜŞMELİ 4

TİCARET ODALARINDA YENİ DÖNEM: ARTIK İHRACATA VE ÜYELERE ODAKLANMA ZAMANI!

Türkiye’de ticaret odalarında seçim süreci yaşanıyor.

Umarım bu yeni dönem, yalnızca yönetimlerin değiştiği değil, üyelere sunulan hizmetlerin geliştiği, üretimin güçlendiği ve ihracatın nitelik kazandığı bir dönem olur.

Ticaret odalarımızın artık bölgelerindeki üreticilere, sanayicilere, ihracatçılara ve ihracata başlamak isteyen işletmelere daha fazla yol göstermesi gerekiyor.

Peki, ticaret odalarından neler beklemeliyiz?

* Doğru bilgi ve pazar istihbaratı: Hedef ülkeler, tüketici eğilimleri, rakipler, dağıtım kanalları ve dış ticaret mevzuatı hakkında düzenli, güvenilir bilgiler sunulmalı.
* Nitelikli ihracat personeli yetiştirmek: Üniversiteler ve sektör profesyonelleriyle uygulamalı eğitim programları oluşturulmalı. Yabancı dil, uluslararası satış, müşteri bulma, fiyatlandırma, lojistik, gümrük, ödeme ve tahsilat riskleri öğretilmeli.
* Kalite ve uluslararası standartlar: Üreticiler hedef ülkelerin kalite, ürün güvenliği, ambalaj, etiketleme ve sertifikasyon şartlarına hazırlanmalı.
* Katma değerli ve markalı ihracat: Yalnızca daha fazla ürün satmak değil, daha yüksek değer oluşturmak, markalaşmak ve hedef pazarlarda kalıcı olmak amaçlanmalı.
* Sürdürülebilir ihracat: Çevresel sorumluluk, kaynak verimliliği, dijitalleşme, rekabetçilik ve uzun vadeli müşteri ilişkileri desteklenmeli.
* Somut ihracat bağlantıları: Yurt dışı alıcılarla doğrudan görüşmeler, sektörel ticaret heyetleri ve pazara giriş programları düzenlenmeli.

EN ÖNEMLİ KONU İSE YETİŞMİŞ İNSAN GÜCÜDÜR!

İhracat yalnızca ürün göndermek değildir. Hedef pazarı tanımak, doğru müşteriyi bulmak, güven oluşturmak, karlılığı hesaplamak ve sürdürülebilir ticari ilişkiler kurmaktır.

Bu nedenle her ticaret odasının, bulunduğu bölgenin üretim gücüne uygun, uygulamalı bir İhracat Eğitim ve Geliştirme Programı oluşturması gerektiğine inanıyorum.

Ticaret odalarının başarısı, kaç toplantı yaptıklarıyla değil; kaç ihracatçı yetiştirdikleri ve üyelerine ne kadar katma değer sağladıklarıyla ölçülmelidir.

Ticaret odaları yalnızca üyelerinin kayıtlı olduğu kurumlar değil, onların gelişmesine ve dünya pazarlarında güçlenmesine öncülük eden merkezler olmalıdır.

HEDEF PAZARI TANIMADAN SÜRDÜRÜLEBİLİR İHRACAT OLMAZ!

Özellikle hedef ülkelerde yaşayan, o pazarların ticaret kültürünü, tüketici alışkanlıklarını, rekabet şartlarını ve dağıtım kanallarını bilen deneyimli profesyonellerle iş birliği yapılmalıdır.

Bu kişilerle düzenlenecek seminerler, konferanslar, sektörel toplantılar ve ortak çalıştaylar, ihracatçılarımızın doğru bilgiye ulaşması, hatalı yatırımlardan kaçınması ve uluslararası pazarlarda kalıcı olması açısından büyük önem taşımaktadır.

Unutmayalım: Bir ülkeye ürün göndermek ihracatın başlangıcıdır. O ülkenin pazarını tanımak, doğru konumlanmak ve kalıcı olmak ise gerçek ihracat başarısıdır.

Yeni dönemde görev alacak herkese başarılar diliyorum.

Volkan Aydin
Frankfurt